İBÂDETLERİN HULÂSASI:
NAMAZ
Namaz Nedir, İnsan
İçin Ne Mânâ ve Ehemmiyeti Vardır?
Namaz, muayyen vakitlerde
hususî hareket ve okuyuşlarla yerine getirilen bir ibâdettir. *
Namaz, İslâm'ın îmandan sonra gelen en mühim emridir; dînin direği
ve Müslümanlığın temel taşıdır. Namaz, îmanın alâmetlerindendir. *
Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet, ulvî bir münasebet
ve nezih bir hizmettir. * Namaz, Allah'ın kudretini idrâk eden ve
büyüklüğü karşısında hayranlık duyan insanın, bu hürmet ve
hayranlığını en münasip söz ve hareketlerle dile getirmesidir. Yahut
da aynı hareketleri tekrarlamak suretiyle bu hürmet ve hayranlık
duygularını kuvvetlendirmesidir. *
Namaz
Kılmanın Hükmü Nedir?
Namaz; Kur'an, Hadîs ve
İcma' ile sâbit olan kesin bir farzdır. Aklı başında erginlik çağına
girmiş olan her Müslüman için, edâsı lâzım gelen pek yüksek bir
vazifedir. Bu mühim farz ibâdeti yerine getirenler, Allah Teâlâ'nın
pek çok lütuf ve inayetlerine ererler. Namazın farz oluşunu inkâr
etmek, mü'mini dinden çıkarır. Ancak farz olduğunu inkâr etmeksizin
tembellikten dolayı bu ibâdeti yapmayan kimseler ise, mânevi yönden
büyük zarar ve kayıplara uğrarlar. Kur'ân-ı Kerîm'de birçok âyette,
mü'minler namaz kılmakla emredilmişlerdir (*). Namazın mü'minler
üzerine kat'î bir borç ve vazife olduğunu ise, şu âyet-i kerîme
bildirmektedir: "Muhakkak namaz, vakitlendirilmiş (belli vakitlere
tahsis edilmiş) olarak mü'minlere farz olmuştur." (en-Nisâ, 103).
Hadîs-i şerîf'te ise, bu hususta şöyle buyrulur: "Allah Teâlâ
müslüman olan her erkek ve kadına, günde 5 vakit namazı farz
kılmıştır." Namaz, Hicretten 18 ay evvel, Mi'rac gecesinde 5 vakit
olarak farz kılınmıştır. Mi'ractan evvel de Resûlüllah Efendimiz ve
mü'minler namaz kılarlardı. Fakat kılınan bu namazlar, günde
(sabah-akşam olmak üzere) iki vakitten ibaretti. Ayrıca da farz
değil, mendub idi.
Namaz İçin
Vaktin Önemi Nedir?
Farz namazlar, sabah,
öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere beş vakittir. Vakit,
namazın sıhhatinin en başta gelen şartıdır. Vakit namazları, vakti
girdikten itibaren, vaktin sonuna kadar edâ edilebilir. Namazı
vaktinde kılmanın büyük sevab ve mükâfatları vardır. İbn-i Mes'ud
Hazretleri, Resûl-i Ekrem'e (asm) Allah'ı en çok razı eden amelin
hangisi olduğunu sormuş, Resûlüllah Efendimiz de: "Vakti içinde
kılınan namaz" olduğunu ifâde etmişlerdir. Vaktinde kılınan namazın
da en faziletli ve sevablı olanı, namaz vakti girer girmez kılınan,
vaktin evvelinde edâ edilen namazdır. Hadîs-i şerîfte: "Namaz vakti
nerede girerse hemen kıl! Çünkü fazilet, vaktin evvelindedir"
buyurulmuştur. Diğer bir hadîs-i şerîfte ise: "Namazın ilk vakti,
Allah'ın rızası(na); orta vakt(i) Allah'ın rahmeti(ne vesile)dir.
Son vakti ise, Allah'ın afvı(na vâbeste)dir" denilmektedir. Vakti
içinde kılınmayan namazlar kazaya kalmış olur, kulun uhdesinden
sâkıt olmaz. Kaza namazları her ne kadar kulu namaz borcundan
kurtarır ise de, vaktinde kılınan namazın verdiği feyiz ve kemâli,
uhrevî fayda ve menfaati vermez. Aslında farz namazların ciddî bir
mâzeret olmadan vaktinde kılınmayıp sonraya terki, sahibini
mes'uliyet altına da sokar. Namazın sonradan kazâ edilmesi her ne
kadar namaz borcunu düşürürse de ibâdet vazifesinde ihmalkârlık ve
kulluk görevini zamanında yapmamak günahını ortadan kaldırmaz.
KERAHET
VAKİTLERİ
Kerahet Vakti
Nedir?
İçinde namaz kılınması
mekruh olan vakitlere fıkıh kitablarında kerâhet vakitleri tabir
edilir. İki türlü kerahet vakti vardır:
1 - Farz olsun, nafile
olsun her türlü namazın kılınması mekruh olan vakitler.
2 - Sadece nafile kılmak
mekruh olup diğer namazların câiz olduğu vakitler.
Farz - Nafile
Bütün Namazların Kılınmasının Mekruh Olduğu Vakitler Hangileridir?
Bu vakitler üçtür:
1 - Güneşin doğuşundan
itibaren ışınları gözleri kamaştırır hâle gelinceye kadarki sabah
vakti, kerahet zamanıdır. Bu vakit, güneşin doğuşundan sonraki
takriben 45-50 dakikalık bir zamandır.
2 - İkinci kerahet vakti,
istiva vakti ile zeval vakti arasıdır. Yani güneşin göğün tam
ortasına dikilmesi ânından Batı tarafına doğru açılmaya başladığı
âna kadar geçen süredir.
3 - İkindiden sonra,
güneşin sarararak göz kamaştırmaz duruma geldiği andan başlayıp
güneş batıncaya kadar süren vakit de kerahet vaktidir. Demek oluyor
ki ikindi namazını güneş ışınlarının sararmakta olduğu sıralara
kadar geciktirmemeli, kerahet vaktine bırakmamalıdır. * İkindi
namazı kerahet vaktine kadar geciktirilmişse, namaz kazaya
bırakılmaz, sünneti terkedilerek sadece farzı kılınır. Hattâ güneş
batmadan evvel iftitah tekbiri alınarak ikindinin farzına durulsa,
namazda iken güneş batsa, bu bile sahih olur. Namaz kazaya kalmış
olmaz, vaktinde edâ edilmiş sayılır. Bu ikindi namazına has bir
durumdur. * Bu üç vaktin kerahet vakti olma hikmeti, ateşperestlerin
ibâdet zamanı olmasıdır. * Bu üç vakitte salâvat getirmek, dua ve
tesbihte bulunmak, Kur'an okumaktan efdaldir.
Sadece Nâfile
Kılınması Mekrûh Olan Vakitler Hangileridir?
Yukarıda saydığımız üç
vaktin hâricinde sadece nâfile namazları kılmanın mekruh olduğu
dokuz vakit daha vardır:
1 - İmsâkten itibaren
sabah namazını kılmadan önce nafile namaz kılmak mekruhtur. Bu arada
sadece sabah namazının iki rek'at sünneti kılınır, başka nâfile
kılınmaz.
2 - Sabah namazının
farzını kıldıktan sonra, güneş doğuncaya kadar olan süre içinde de
nafile namaz kılınmaz. Hattâ farz kılındıktan sonra sabahın sünneti
bile kılınamaz.
3 - İkindinin farzını
kıldıktan sonra,
4 -Akşamın farzından
önce,
5 - Cuma ve bayram
hutbeleri okunurken
6 - Cuma günü namaz için
kamet getirilirken de nâfile kılınmaz.
7 - Bayram namazından
önce, ne evde, ne de camide nâfile namaz kılmak mekruhtur.
8 -Bayram namazından
sonra mescidde nâfile namaz kılınamaz. Ancak evde kılınabilir.